HAYAT BİLGİSİ

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

HAYAT BİLGİSİ

Mesaj tarafından ewrelife SUPERVISOR Bir Cuma Tem. 03, 2009 11:10 pm

Birinci Ders:


Okuldaki ikinci ayımda hocamız test sorularını dağıttı Ben okulun en İyi öğrencilerinden biriydim Son soruya kadar soluk almadan geldim ve orada
çakıldım kaldım Son soru söyleydi :
'Her gün okulu temizleyen hademe kadının ilk adı nedır ?'
Bu her halde bir çeşit şaka olmalıydı Kadını yerleri sılerken hemen Her gün görüyordum Uzun boylu siyah saçlı bir kadındı 50'lerinde falan
olmalıydı Ama adını nerden bilecektim ki ! Son soruyu yanıtsız bırakıp
kağıdı teslim ettim Süre biterken bir öğrenci son sorunun test sonuçlarına dahil olup olmadığını sordu
'Tabii dahil' dedi Hocamız
'İş yaşamınız boyunca insanlarla karşılaşacaksı nız Hepsi birbirinden farklı insanlar Ama hepsi sizin ilginiz ve dikkatinizi hak eden insanlar bunlar Onlara sadece gülümsemeniz ve 'Merhaba' demeniz gerekse bile'
Bu dersi hayatım boyunca unutmadım Hademenin adını da Dorothy idi


İkinci Ders :

Bir gece vakit gece-yarısına doğru Alabama Otoyolunun kenarında duran bir zenci kadın gördüm Bardaktan boşanırca yağan yağmura rağmen bozulan
arabasının dışında duruyor ve dikkati çekmeye çalışıyordu geçen her arabaya el sallıyordu Yanında durdum 60'lı yıllarda bir beyazın bir zenciye hem de Alabama'da yardıma kalkışması pek olağan şeylerden değildi
Onu kente kadar götürdüm Bir taksi durağına bıraktım Ayrılırken ille de adresimi istedi verdim Bir hafta sonra kapım çalındı Mua zzam bir konsol
televizyon indiriyordu adamlar Bir de not ekliydi armağanda
'Geçen gece otoyolda bana yardımınıza teşekkür ederim O korkunç yağmur sadece elbiselerimi değil ruhumu da sırılsıklam etmişti Kendime
güvenimi yitirmek üzereydim siz çıka geldiniz Sizin sayenizde ölmekte olan kocamın yatağının baş ucuna zamanında ulaşmayı başardım Biraz sonra son nefesini verdi Tanrı bana yardım eden sizi ve başkalarına karşılık beklemeksizin yardım eden herkesi kutsasın
En İyi Dileklerimle
Bayan Nat King Cole'



Üçüncü Ders :
Size Hizmet Edenleri Hep Hatırlayın

Bir pastanın üç otuz paraya satıldığı günlerde 10 yaşında bir çocuk pastaneye girdi Garson kız hemen koştu Çocuk sordu:
'Çikolatalı pasta kaç para ?'
'50 Cent'
Çocuk cebinden çıkardığı bozukları saydı Bir daha sordu:
'Peki Dondurma Ne Kadar ?'
'35 Cent' dedi garson kız sabırsızlıkla Dükkanda yığınla müşteri vardı ve kız hepsine tek başına koşuşturuyordu Bu çocukla daha ne kadar vakit
geçirebilirdi ki Çocuk parasını bir daha saydı ve 'Bir dondurma alabilir miyim lütfen ?' dedi
Kız dondurmayı getirdi Fişi tabağın kenarına koydu ve öteki masaya koştu Çocuk dondurmasını bitirdi Fişi kasaya ödedi Garson kız masayı
temizlemek üzere geldiğinde gözleri doldu birden Masayı sanki akan gözyaşları temizleyecekti Boş dondurma tabağının yanında çocuğun bıraktığı 15 Cent'lik bahşiş duruyordu


Dördüncü Ders :!!!
Yolumuzdaki Engeller
Eski zamanlarda bir kral saraya gelen yolun üzerine kocaman bir kaya koydurmuş kendisi de pencereye oturmuştu Bakalım neler olacak diye gözlüyor Ülkenin en zengin tüccarları en güçlü kervancıları saray
görevlileri birer birer geldiler sabahtan öğlene kadar Hepsi kayanın etrafından dolaşıp saraya girdiler Pek çogu kralı yüksek sesle eleştirdi Halkından bu kadar vergi alıyor ama yolları temiz tutamıyordu
Sonunda bir köylü çıkageldi Saraya meyve ve sebze getiriyordu
Sırtındaki küfeyi yere indirdi iki eli ile kayaya sarıldı ve ıkına sıkına itmeye başladı Kan ter içinde kaldı ama sonunda kayayı da yolun kenarına
çekti Tam küfesini yeniden sırtına almak üzereydi ki kayanın eski yerinde bir kesenin durduğunu gördü
Açtı Kese altın doluydu Bir de kralın notu vardı içinde
'Bu altınlar kayayı yoldan çeken kişiye aittir' diyordu kral
Köylü bugün dahi pek çoğumuzun farkında ol madığı bir ders almıştı
'Her engel yaşam koşullarınızı daha iyileştirecek bir fırsattır'


Beşinci Ders :

Önemli Olan Vermektir
Yıllar önce hastanede çalışırken ağır hasta bir kız getirdiler Tek yaşam şansı beş yaşındaki kardeşinden acil kan nakli idi Küçük oğlan aynı
hastalıktan mucizevi bir şekilde kurtulmuş ve kanında o hastalığın mikroplarını yok eden antikorlar oluşmuştu Doktor durumu beş yaşındaki
oğlana anlattı ve ablasına kan verip vermeyeceğini sordu Küçük çocuk bir an duraksadı Sonra derin bir nefes aldı ve 'Eğer kurtulacaksa veririm
kanımı' dedi Kan nakli yapılırken ablasının gözlerinin içine bakıyor ve gülümsüyordu Kızın yanaklarına yeniden renk gelmeye başlamıştı ama küçük
çocuğun yüzü de giderek soluyordu
Gülümsemesi de yok oldu Titreyen bir sesle doktora sordu :
'Hemen mi öleceğim ?'
Ufaklık doktoru yanlış anlamıştı ablasına vücudundaki bütün kanı verip öleceğini düşünüyordu



anlatılanlar sizi hiç bi şekilde etkilemediyse zaten içinizdeki bazı
duyguları kaybetmişsiniz demektiR
avatar
ewrelife SUPERVISOR
Admin

Mesaj Sayısı : 315
Kayıt tarihi : 02/07/09
Nerden : Nereye

Kullanıcı profilini gör http://ewrelife.forummum.com

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön

- Similar topics

 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz